<body><script type="text/javascript"> function setAttributeOnload(object, attribute, val) { if(window.addEventListener) { window.addEventListener("load", function(){ object[attribute] = val; }, false); } else { window.attachEvent('onload', function(){ object[attribute] = val; }); } } </script> <iframe src="http://www.blogger.com/navbar.g?targetBlogID=1694432134617404874&amp;blogName=Indie+Robots&amp;publishMode=PUBLISH_MODE_BLOGSPOT&amp;navbarType=SILVER&amp;layoutType=CLASSIC&amp;searchRoot=http%3A%2F%2Findierobots.blogspot.com%2Fsearch&amp;blogLocale=tr&amp;homepageUrl=http%3A%2F%2Findierobots.blogspot.com%2F" marginwidth="0" marginheight="0" scrolling="no" frameborder="0" height="30px" width="100%" id="navbar-iframe" allowtransparency="true" title="Blogger Navigation and Search"></iframe> <div></div>

Indie Robots

music is our only psychiatric drug

Architektur

Perşembe, Ekim 16, 2008


down-tempo, nu-jazz, dub etiketli müzikleri ile 2000' den bu yana "güzel" müzik icra eden bir topluluktur Architektur. Burning Bowl Records'dan piyasaya çıkan albümleri Travelogue, lezzetli bir ilgi alaka kokteyli içinde yüzüyor lounge müzik arenasında.


Daha fazla bilgi ve hatta şarkılar için Myspace linki de budur, alın size architektur:) www.myspace.com/architektur

Yiğit tarafından gönderildi.

Hollywood, Mon Amour

Cumartesi, Ekim 11, 2008

Nouvelle Vague ’nun arkasındaki isimlerden Marc Collin ’in yeni projesi Hollywood, Mon Amour, 80’lere damgasını vurmuş film müziklerinin yeniden yorumlarını içeriyor. Şarkı listesine ilk bakışımda dikkatimi çekip, merak uyandıranlar şu şekildeydi: Bond filmi A View to A Kill, Flashdance ve Rocky 3 ’ün unutulmaz şarkısı Eye Of The Tiger. Kısacası mutlaka edinip dinlemeniz gereken bir albüm. Henüz yeni çıktı, buharı üstünde, geç kalmış sayılmazsınız. Albüm hakkında fikir vermesi açısından en sevdiğim şarkıyı ekledim. American Gigolo ’nun film müziği olan ve Blondie ’nin söylediği Call Me ’nin yeniden yorumu, seslendiren isim Morcheeba ’nın eşsiz vokali Skye. Keyifli dinlemeler.

Mp3: Hollywood Mon Amour - Call Me (Featuring Skye)

Deniz tarafından gönderildi.

Vinroc - Bewithme

Cuma, Ekim 10, 2008

Turntablism'in öncü isimlerinden Vinroc, yeni çıkacak olan albümünden 1 parça sunmuş. Aslında sunalı baya olmuş ben yeni farkettim. Instrumental Hiphop ve Downtempo tarzlarını sevenler özellikle bir göz atsın. Aslında şarkı, izin alınarak sanatçı Hanna Abi-Hanna'nın "Beneath the Rubber Tree" isimli kısa animasyon filminin üzerine yerleştirilmiş, iyi ki de böyle bir şey yapılmış. Mutlaka izlemelisiniz.


Deniz tarafından gönderildi.

Stars of the Lid Film (2010)

Cuma, Ekim 03, 2008



Stars of the Lid: Teaser 1
HD görüntü için..

Can tarafından gönderildi.

Alias - Resurgam

Perşembe, Eylül 25, 2008

Uzun ve sabırlı bir bekleyişin ardından, meraklı kulaklarımıza nihayet Alias'ın yeni albümü ulaştı. Hem de ne ulaşım.. Kendine has synthesizer sesleri, eşi benzerine zor rastlanan davul ritmleri ve daha birçok ayrıntı Alias tarafından bize sunulmuş.

Parçalar genelde birbirinden farklı olmuş. Özellikle Autumnal Ego ve The One AM Radio'nun da katkısının bulunduğu Weathering parçaları, daha önce kafamıza kazınan Alias tarzıyla alakasız gözüküyor. Tabii ki bu alakasızlık oldukça olumlu anlamdadır bana göre. Kendisinin müziğe bakış açısını bu albümde daha da açık görebilme şansına ulaşıyoruz. Alias'da görülen en önemli farklılık ise, gitarına önceki çalışmalarına nazaran daha da fazla başvurmasıdır. Bu yüzden, sanatçımızın en melodik albümü olarak da görebiliriz Resurgam'ı.

Albümün genelde farklı tarzlarda parçaları kapsadığını söylemiştim. Resurgam'daki en sevdiğim parçalardan biri olan I Heart Drum Machines gibi oldukça detaylı hazırlanmış davul ritmlerinin yoğun olduğu parçanın dışında, Oakland In The Rearview gibi duygusal yoğunluğu üst seviyelerde gezinen bir çalışmanın da bulunması, hatta Weathering gibi Alias'tan hiç beklenmeyecek bir tarzda parçanın yer alması, bu sözümün doğruluğunu kanıtlıyor.

Alias'ın, hiç kuşkusuz, en önemli özelliklerinden biri, parçalarındaki ritmik öğelere çok önem vermesidir. Davulların içerisinde yer alan, birbirleriyle oldukça uyumlu sesler aracılığıyla, genel olarak akla gelemeyecek ritmler yazar. Bu özelliğini zaten daha önceki albümlerinde de gözlemlerdik. Ancak bu albümde çok daha farklı bir ritm anlayışı hakim. Örnek vermek gerekirse, Why? ile birlikte yapılan Well Water Black parçasında kullanılan canlı davul sesleri, farklı trampet kullanımı hemen kulakların farkındalığında oluyor. Bunun dışında, adından da belli olduğu üzere I Heart Drum Machines parçasında kullandığı drum machine'i en ince ayrıntısına kadar değerlendirmiş ve daha önce kimsede duyamadığım bir ritm anlayışını öğrenmemi sağlamıştır. Tabii ki bahsetmezsem kendisine çok büyük ayıp etmiş olacağım Justamachine parçasında da, Alias'ın davul ritmi konusunda ne kadar zengin bir anlayışa sahip olduğunu görebiliyoruz.

Alias'daki bir diğer önemli yenilik ise, sesini çok sevdiğim ksilofonu parçalarına bir şekilde sokma isteğidir. Bu istek parçaları bambaşka yönlere taşımış bana göre. Yine örnek vermek gerekirse; "I Heart Drum Machines" parçasında ön planda duyduğumuz davul ritminin, zaman geçtikçe, daha melodik bir kavram içerisinde kullanılmış ksilofon ve farklı sesler ile harmanlanmasıyla, çeşitlilik hiç kuşkusuz çok artıyor.

Resurgam'ın dışında yeni çıkardığı Resurgam Residual Ep'ye de biraz değinmeden önce, M.G.Jack parçası hakkında da birşeyler söylemek istiyorum. Hissettirmeden, yavaş yavaş, insan sesinin değişik bir şekilde manipüle edilmesiyle başlayan parça, zaman geçtikçe düğümünü kendi kendine çözüyor. Ortalarından sonra artık parçanın tamamen kendini bıraktığı duyuluyor. Ve başlayan melodiyle de parçanın asıl benliğine kavuşması sağlanıyor. Bunun gibi ince düşünülmüş parçaları gerçekten çok seviyorum.

Yazının sonlarına gelirken, biraz da çıkardığı ep'den bahsetmek istiyorum. Resurgam albümünün genelinde olduğu gibi gitarın çok önemli rol aldığı The Answer parçasıyla başlayan ep, kendi vokalini de duyabildiğimiz Fame Game ile devam edip, Alias'ın albüm çıkmadan önce bize armağan ettiği, yine kendi sesine tanık olduğumuz Crosswalks ile sona eriyor. Tabii kendi vokali yer alıyor deyip kestirip atamayacağım, çünkü daha önce Alias'ın bu denli ciddi bir şekilde şarkı söylediğini duymamıştım. Önceki zamanlarda sadece rap yaparken duyduğumuz Alias, bu ep sayesinde çok daha farklı bir ses rengine sahip olduğunu gösteriyor ve çok da mutlu ediyor bizi. Ayrıca Not Right parçası için de ayrı bir parantez açmak gerekir. Çünkü bu parçada Alias çok farklı şeyler denemiş. Kullandığı Kaoss Pad'i kontrol ederek ritmik öğelere renk katmış. Duyulan synthesizer seslerini kullanımda biraz daha çeşitliliğe başvurmuş.

Kısacası, hem albümü hem de ep'yi göz önünde bulundurarak, Alias'ın müzikal anlamda kendisini en iyi tanıttığı ve parçalardaki melodik kavramları daha da ön planda tuttuğu çalışmaların sonucunda, takipçilerini oldukça iyi tatmin ettiğini söyleyebilirim.

Myspace: http://www.myspace.com/alias
 

Can tarafından gönderildi.

Saroos

Salı, Ağustos 12, 2008


Aslında bu proje pek çok insan tarafından es geçilmiştir. Ancak içerisinde yer alan müzisyenlere bakacak olursak iki sene önce çıkardıkları albümlerini edinmenin önemli olabileceğini düşünüyorum. Genel olarak idm türünün, abstract hiphop ritmleriyle harmanlanmasıyla oluşturdukları tarzda müzik yapan Saroos'u, Lali Puna'nın üyeleri arasında yer alan Christoph Brandner, Florian Zimmer(eski Lali Puna üyesi) ve Max Punktezahl oluşturuyor. Ayrıca 2006'da çıkardıkları albümde yer alan isimler oldukça memnun vericiydi. Anticon'dan tanıdığımız ve yeni albümünü dört gözle beklediğimiz Alias da bu albümde During This Course parçasına ortak olmuştu. Ayrıca albümdeki çoğu parçanın miksajı yine Lali Puna'dan tanıdığımız Christian Heiss tarafından yapılmıştı. Bu güzel albümü kesinlikle edinmenizi öneriyorum. Hatta yeni albüm haberi de her an kulağımıza gelebilir.

Onun dışında Florian Zimmer'in diğer projesi olan Iso68, yeni albümünü çıkarmaya hazırlanıyor. Ve yine kendisiyle birlikte Max Punktezahl'ın da yer aldığı Jersey adındaki grup, Ekim ayında albümlerini çıkarıyor. Ben de merakla bekliyorum açıkçası.

Bir diğer güzel haber de, Morr Music'in bu sene sonu ya da önümüzdeki sene başında bir compilation albüm çıkarmak istemesidir. Saroos da bu albüme iki parça veriyormuş, kendi bloglarında okuduğuma göre. Kısacası bu ayla birlikte önümüzdeki aylar da oldukça iddialı albümlerle geçecek gibi..

Saroos Myspace: http://www.myspace.com/saroos
ISO68 Myspace: http://www.myspace.com/iso68
Jersey Myspace: http://www.myspace.com/lokmusikjersey

Can tarafından gönderildi.

birkaç indie folk tavsiyesi..

Pazartesi, Ağustos 11, 2008

Uzun zamandır severek dinlediğim tarzların başında indie-folk geliyor. Indie-Folk’un insanı alıp götüren, rahatlatan ve huzur dolu melodilerinin üzerimde yarattığı etkiyi tarif edemem sizlere. Akustik gitarın bu kadar güzel kullanıldığı müzik türü pek azdır. Hele bir de keman ile birleşince ortaya çıkan o büyülü atmosfer inanılmaz. Aslında bayadır adını anmak istediğim ama nedense bir türlü anma fırsatı bulamadığım 3 isim önereceğim sizlere. İlki Misophone, herhalde Loch Lomond ile beraber geçen sene tanıştığım en güzel isimlerden birisi. Indie-Folk’a kattığı değişik enstrümanlar ve sesler ile müziğini diğerlerinden çok farklı konumlandıran, ayrıca deneyselliğin getirdiği eşsizlikle insanın kulaklarını şenlendiren Misophone, eğer yanlış okumadıysam kendi başına 5 yılda 13 tane albüm kaydettiği yazılmış bazı yerlere. Fakat myspace’inde şimdi tavsiye edeceğim albümü 10. olarak saymış. Neyse sonuçta bu kadar albüm kaydetmenin sonunda yakaladığı tarz cidden kendine hayran bırakan türde. Resmi olarak bir plak şirketinden çıkarak bizlerle buluşan albümünün adı “Where Has It Gone, All The Beautiful Music Of Our Grandparents? It Died With Them, That’s Where It Went” . Her parçasını çok severim, birini diğerinden ayrı tutmam. Albümün dışında mutlaka Myspace’inde yer alan şarkıları da dinleyin.

Misophone haricinde yine geçtiğimiz aylarda keşfettiğim bir diğer isim ise Fireworks Night, aslında Misophone daha geniş bir kitleye hitap ederken Fireworks Night tam olarak Indie Folk severlere göre. Şu ana kadar çıkmış olan 2 albümleri ve şu an üzerlerinde çalışmakta oldukları –belki de bitirmişlerdir- bir mini-album projeleri var. Eğer bu türü seviyorsanız mutlaka dinlemelisiniz. Son olarak yine Misophone ve Fireworks Night gibi İngiltereli olan bir diğer grup Fanfarlo, daha pop katkılı bir tarza sahip olmasına rağmen gerçekten gelecek vaat eden gruplardan. Folk’ta ses çeşitliliğini ve özellikle trompet kullanılmasını seviyorsanız, Fanfarlo’ya bir şans vermelisiniz. İşin ilginci şimdi fark ettiğim bir detay Fireworks Night ve Fanfarlo da Black Cab Sessions’da yer almışlar demek ki neymiş, www.blackcabsessions.com sitesi didik didik edilmeli. Fanfarlo’nun henüz bir albümü veya anlaşmalı bir şirketi bulunmamasına rağmen çıkardıkları single’lar ile eleştirmenlerin beğenisini kazandılar. Umarım en yakın zamanda albümleri çıkar ve doya doya dinleriz. Şimdi sizler için Fanfarlo’dan geliyor, "You Are One of the Few Outsiders Who Really Understands Us". Yeni tavsiyelerle, yeni bir günde görüşmek üzere :)

Deniz tarafından gönderildi.

Everything is made in China

Pazar, Ağustos 10, 2008

Ne kadar doğru bir söz değil mi? Merak etmeyin, şimdi burada Çin'in izlediği politika'dan ve insana verdiği aslında vermediği değerden bahsedecek değilim. Konumuz müzik. Rusya’dan 3 arkadaşın oluşturduğu Everything Is Made In China, post-rock katkılı shoegaze sevenlerin kesinlikle dinlemesi gereken bir grup. Son albümleri “4 “ ile başlamanızı öneriyorum. Hatta bu albümde yer alan Buy 4 Take One Free isimli parçayı last.fm aracılığı ile hemen indirebilirsiniz. Dinlemeseniz bile edinin, bir köşede dursun. Ne de olsa sonbahara az kaldı. 1 ay sonra böyle grupları çok tüketeceğiz.

Myspace: http://www.myspace.com/playreunion
Last.fm: http://last.fm/music/Everything+is+made+in+China

Deniz tarafından gönderildi.

Kangding Ray - Automne Fold

Cuma, Ağustos 08, 2008


Minimal, glitch, ambient seven kişilerin favori plak şirketlerinden olan Raster-Noton, tüm hızıyla yeni albümler çıkarmaya devam ediyor. Belki de 2008'in en yaratıcı albümlerinden biriyle bizi başbaşa bırakıyor.
Albümün mimarı Kangding Ray ise, daha önceki çalışması olan "Stabil" ile minimal müzik severleri gayet yeterli bir şekilde memnun etmişti. Ancak bu sene çıkardığı Automne Fold albümüyle çıtayı biraz daha yukarı çıkarmış. Genel olarak daha da kirli bir sound'a sahip olan albümde, tabii ki yine Stabil'deki gibi kulağımıza bolca click & cut'lar geliyor. Bazı parçaların altyapılarında ise, Tim Heckervari seslere yer vermiş kendisi. Onun dışında bu albümde, Kangding Ray'in sesini duyma şansına da sahip oluyoruz. Özellikle "World Within Words" parçasındaki ufak fısıltılar halinde söylediği sözlerle çalışmayı bambaşka bir yere taşıyor. Ayrıca, albümle aynı adı taşıyan Automne Fold, Downshifters, The Distance, A Protest Song, Quarante, Altiz ve Parallel parçaları diğer çok sevdiğim çalışmaları oldu Kangding Ray'in. (Evet, neredeyse tüm albümü saydım..)
Kısacası, deneysel işlerden hoşlanıyorsanız albümü kesin edinin derim.

Website: http://www.kangdingray.com/
Myspace: http://www.myspace.com/kangdingray

Can tarafından gönderildi.

Chequerboard

Perşembe, Ağustos 07, 2008

Geçen gün last.fm'de turlarken bu isimle karşılaştım. İrlandalı olan bu müzisyen arkadaşımız, akustik gitarı ile elektronik müziği harmanlıyor. Elektronik dediysem glitch'e kayan bir tarz fakat ağır değil, çoğu kişiyi rahatsız etmeyecek düzeyde ve akustik gitar'ın yarattığı huzur ortamını bozmayacak türden. Son albümü Penny Black'i 2008'in başlarında yayınlamış. Benim ilk dinlediğim şarkısı Prince August oldu, bu albümden ve hala en sevdiğim parçası. Sizler için upload ettim. Belki siz de benim gibi bu şarkı ile dinleyip seversiniz.

Last.fm : http://www.last.fm/music/Chequerboard

Deniz tarafından gönderildi.